Kürşat BİLGİN Hukukçu Yazar


YKS ve Ülkenin Öğrenci durumları

Durum vahim !..


Uzunca bir süredir yazamıyordum. Hem tatil modu da diyebilirseniz hemde Yurtdışında halen eğitim devam ediyor oluşuna da bağlayabilirsiniz. Eylül ayında vize sınavlarına gireceğiz. Bu sene mezun vereceğimiz öğrencilerimiz çoğunlukta.

Ülkemizde eğitim bu dönemini kapattı, hatta yeni öğrenciler için sınav sonuçları bile erken açıklandı bu yıl. Tercih için zaman dilimi de belli. Buradan bende vereyim tarihleri.

Tercih sıralamalarını 6/16 Ağustos tarihleri arasında yapacak gençlerimiz.

Gençler; Tercihleri sakın aceleye getirmeyin, çünkü, yaşamınızın bundan sonrasına, o liste yön verecek!

Bir garip sınav dönemi geçirdik;

Enteresan bir durum var, şöyle ki;

Başvurduğu halde TYT ‘ye 128.580, Ayt’ye ise 116.214 aday girmedi.

Bence ilgilenmesi gereken bir konu bu.

Sebepleri birinci sırada Korona korkusu,

İkinci sıra üniversitelere küskünlük ve üçüncü sırada da işsizlik endişesi olarak görüyorum.

Bu rakamlara bakarak bu sene on binlerce hatta yüzbinlerce kontenjan boş kalacak.

Yazımda rakamlara, değerlere yer veriyorum çünkü sonucu bir yere bağlayacağım.

Üniversite adayları, en çok Sayısal ’da zorlanmış gözüküyor.170 puanı, Dil’de 86, Sözel ’de 83, Eşit Ağırlıkta 73 oranında aşılırken, Sayısal ‘da 58 de kalmış.

TYT ‘de ise kızlarda 81’i, erkeklerin ise yüzde 73’ü ,150 puan barajını aşabildi.

Şimdi bu değerleri baz alırsak Sayın Selçuk hedefi ile MEB ‘e bir soru soruyorum.

TYT’yi bir lise bitirme sınavı olarak görürsek, sınava giren adayların yüzde 80’i mezun olamazdı.

TYT Türkçe ‘de Türkiye ortalaması 40 soruda 14.5, Sosyal Bilimler ’de 20 soruda 7.9, Temel Matamatik’te 40 da 6 en vahimi de Fen Bilimleri! Ortalama 20 soruda 3.2

Sorum şu: Sayın MEB ne düşünüyorsunuz bu konuda.

Net sayıları arttı, sıralamalar düştü! Geçen yıla göre çok daha fazla net çıkartan adaylar, bu yıl, sıralamada, üst puanlarda 3,5 bin, orta puanlarda ise on binlerce sıra geriye düştüler ve perişan durumdalar! YÖK, bazı fakülteler için koyduğu barajları, yeniden gözden geçirecek mi?

Bu durumda LGS ve YKS'de sevinen öğrenci oranı, yüzde 10'u geçmez peki ya diğerleri?

Aileleriyle birlikte karalar bağlamış durumdalar Zerre kadar adil olmayan bu giriş sınavları, çocuklarımızı hayallerine kavuşturmak için değil, sanki onları değersizleştirmek için yapılıyor Dur diyen de yok!

Tam anlamıyla bir Sınav Cumhuriyeti olduk. Ne kadar çalışırsanız çalışın ne kadar başarılı olursanız olun, yine de çok büyük bir bölümümüzü, hayal kırıklığı bekliyor. LGS, YKS, KPSS ve diğerleri hepsi birbirinin aynı.

Öğrenmenin verdiği keyfi, okumanın yaşattığı hazzı, keşfetmenin kazandırdığı heyecanı, başarmanın tattırdığı gururu, farkındalığın onuru ve bu kazanımların verdiği huzura paha biçilemez peki biz ne yapıyoruz? Sınav odaklı eğimle tek tip insan yetiştirip hayatı cehenneme çeviriyoruz.

Bu noktadan sonra ise aradığını bulamayan gençler ve aileleri yurt dışında üniversite arayışı içerisinde. Özellikle de tıp ya da hukuk okumak isteyenlerin sayısı bir hayli fazla.

Ve asıl macerada burada başlıyor.

Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durum düşünüldüğünde ortalama yıllık dönem ücreti 2500 Euro olduğunu var sayar isek dört yıl eğitim sonucunda ülkemizden çıkan döviz on bin Euro sadece eğitim için sosyal yaşam ve git gel uçak ücretleri ile ortalama bir öğrenci yurtdışına 25 000 Euro çıkarıyor.

Korkunç bir rakam ve sonucunda ne var YÖK denilen kuruma takılma ve yılların geçmesi, uzayan davalar ve bir ihtimal bir parmağın elini geçmez alınan denklik ile mesleğini icra edebilme.

Ne deyim?

Ben en iyisi şimdiden İYİ BAYRAMLAR dileyeyim.

Huzur ve sağlık dolu sosyal mesafeli bir bayram dilerim.